🏀 Hz Nuh Ile Ilgili 2 Ayet Kısa
Kurandaismi geçen bütün peygamberlerin Allah’a nasıl dua ettiklerini buyurun birlikte öğrenelim. Hz. Süleyman, Hz. İbrahim, Hz. İsmail, Hz. Nuh, Hz. Yusuf ve Hz. Musa’nın nasıl dua ettiğini örnekleri ile sizler için hazırladık. Hz. Süleyman’ın (a.s) Duası: “Ey Rabbim! Benim, gerek bana gerekse ana babama verdiğin
Örnek’in “Hz. Nuh, oğlu ile cep telefonuyla konuştu, gemiden insansız hava aracı (İHA) gönderdi” şeklinde yaptığı açıklamalar, sosyal medya kullanıcıları tarafından alay
NuhSuresi “Mufassal” surelerden, yani Kur’an’ı Kerim’in kısa surelerinden olup, 29. cüzün ikinci hizbinin son bölümünde yer almaktadır. Konuları. Nuh süresinde, Hz. Nuh’un (a.s) hikayesinin açıklanmasının yanı sıra, onunla ilgili başka konulara da değinilmiştir: Hz. Nuh’un (a.s) nasihat ve tavsiyelerinin
Onusizin için hem bir ayet (ibret vesilesi) kılalım hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık.'' (Hakka, 69/11-12) Hz. Nuh'un gemisi neden bir ayettir? Hz. Nuh'un gemisinin nasıl bir ayet, belge ve mucize olduğunu anlayabilmek için şu sorulara cevap vermek gerekir: Hz.
Hz Nûh’un bâzı husûsiyetleri 1- Kendinden önceki dîni neshedip yeni bir din etiren resûllerdendir. (Hz. Âdem de resûl idi. Fakat kendinden önce herhangi bir din hattâ insan olmadığı için, onun dîni herhangi bir dîni neshetmiştir değildir.) 2- Hak dîne dâvet ettiği için kavmi tarafından ezâ ve cefâ gören ilk peygamberdir. 3- Ömrü çok uzun idi.
Fakat bunu en iyi Allah bilir. Bu sadece bir görüştür, Allah’ın yasası ile ilgili karşılaştırmalı gözleme dayalı bir sonuçtur. Sure, peygamberlik misyonunun kaynağını vurgulayan ve bu gerçeği pekiştiren bir ifadeyle başlıyor. Ardından Hz. Nuh’un sunduğu mesajın özünü özetleyerek hatırlatıyor.
Nuh Tufanı ile ilgili iki resme bakıyorum da ağlayasım geliyor: Dinler Tarihi Ansiklopedisi, C.1.S.197 ve Aksaray Tarihi, C.1.S.1265.İsmail Hakkı Konyalı. Dünya üzerinde kurtarılacak canlılar, iki Kaz, üç leylek ve dört Güvercin mi?
Kuran-ı Kerim'de, Nuh'un gemisi hakkında "Şânım hakkı için biz o gemiyi bir âyet (alâmet, ibret) olarak bıraktık"(Kamer/15) yazar. Katade'den "Hz. Nuh'un gemisinin enkazı Cûdî dağında kaldı, hatta bu ümmetin ilkleri onu gördü" diye rivayet edilmiştir. Yerlerin ateş püskürtüp suların kabarması konusunda ise "Emrimiz yerini bulup tennur feveran etti" (Hud/40
11 Aralık 2016. 0 1.924 5 dakika okuma süresi. Kuran-ı Kerim 71. suresi Nuh Suresi, Mekke’de nazil olmuştur, 28 Ayettir. Nuh Suresi Anlamı, Arapça-Türkçe okunuşu, Diyanet Türkçe Meali ve Fazileti. Nuh Suresi, Mekke döneminde inmiştir ve 28 âyettir. Sûrede başlıca, Nûh peygamberin mucadeleleri ve Nûh Tûfânı konu edilmektedir.
Kuran-ı Kerim’de en çok şükreden ve sabreden bir kul olarak zikredilen Hazreti Nuh’un bir diğer özelliği de kafirlere karşı sert bir tavır sergilemesidir. Hz Nuh’un hayatı ticaret ve çobanlık ile geçmiştir. 950 sene boyunca kavmini Allah’ın dinine davet etmek için uğraşan Hazreti Nuh’un 1300 sene yaşam sürdüğü
Ulü’l Azm peygamberlerden birisidir. 950 yıl boyunca insanları Tevhid’e davet etmiştir. Kendisine inanmayanlar tufan ile helak edilmişlerdir. Hz. Nuh (a.s) ile ilgili TRT – Alim Çocuk kanalı tarafından hazırlanmış bu video ile Hz. Nuh’un hayatını izleyerek detaylıca öğrenebilirsiniz. İyi seyirler dileriz! Hz. Nuh’un
Nuh Hz. Hud ve Hz. Salih’tir. Hz. Lut’un Hz. İbrahim’le aynı zaman diliminde yaşadığı ve gönderildiği hatırlanırsa, Hz. İbrahim’in soyundan olmaları münasebetiyle peygamberlerin çoğu M.Ö 2000′li yıllardan sonra gönderilmiştir. Bir başka deyişle, Hz. İsmail’in soyundan olan Peygamberimiz Muhammed (a.s) hariç Hz.
3H3fG7H. Hz. Nuh Hz. Adem’in oğlu Şit’in Şis neslinden Lamek’in oğlu olup, adı Kur’an’da kırk üç yerde geçen büyük bir Peygamberdir. Ayrıca yüce Allah tarafından kendilerinden sağlam söz alınan beş büyük Peygamberden biri ve bunların ilkidir Ahzab, 33/7; Ahkaf, 46/35. 950 yıl yaşamış ve kavmini Allah’ın dinine davet etmiştir Ankebut 29/14. Kur’an’da Nuh’tan önceki bazı Peygamberler de anılmakla birlikte onların inkarcılarla mücadelesi hakkında detaylı bilgi verilmemiştir. Nuh’un soyu, hayatı, Peygamberliği, inkarcı toplumuna karşı sergilediği mücadele ve Nuh tufanı hakkında Hud suresinde genişçe bilgi verilmiştir bkz. 11/25-49; ayrıca krş. A’raf 7/59-64. Hz. İdris’ten sonra ademoğulları doğru yoldan ayrıldılar ve putlara tapmaya başladılar. Cenab-ı Hak onlara Nuh Peygamberi gönderdi. Hz. Nuh uzun yıllar kavmini Allah’ın birliğine davet etti. Oğulları Sam, Ham ve Yafes ile eşleri ve çok az kimse iman etti. Geri kalan büyük çoğunluk inanmadı. Hatta kendisinin Yam adındaki oğlu bile Hz. Nuh’a inanmadı. Hz. Nuh kavmine nasihat ettikçe, onlar da ona eza, cefa, tahkir ve alay ile karşılık verdiler. Allah Nuh’a gemi yapmasını emretti. Hz. Nuh gemiye bindi ve her türlü hayvandan birer çift aldı. Oğlu Yam’ı da gemiye davet etti. Fakat o, “Ben dağa çıkar kurtulurum.” diye gemiye binmedi. Hz. Nuh’Bugün Allah’ın merhametinden başka sığınacak yer yoktur’ diye nasihat ederken araya bir dalga girdi, Yam boğuldu. Nuh’tan sonra insanlık Nuh’un üç oğlundan üredi. Arabın, İranlıların ve Rum’un babası “Sam” ve Sudan halkının babası “Ham” ve Türk kabilelerinin babası Yafes’tir Ahmet Cevdet, Kısas-ı Enbiya, I, 6. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Nuh ile ilgili bir sure ve başka surelerde Hz. Nuh’un adının geçtiği pek çok ayet vardır. Bunlardan bir kaçı burada zikredilebilir “Andolsun, biz Nuh’u kendi kavmine Peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.” Ankebut, 29/14 “Gemi, inkar edilen kimseye Nuh’a bir mükafat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu.” Kamer, 54/14 “ Ey Muhammed! Nuh’u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan tufandan kurtarmıştık.” Enbiya, 21/76 Rivayete göre Hz. Nuh tufandan sonra 350 yıl yaşamış ve Mekke’de vefat etmiştir Ömer Faruk Harman, “Nuh”, İFAV Ans. , III, 499.
Hz. Nuh ile ilgili iki ayet bularak defterinize yazınız. a ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka Nuh ile ilgili iki ayet bularak defterinize Âl-i İmrân 33 Medenî 89 Gerçek şu ki, Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti Nisâ 163 Medenî 92 Nuh’a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyub’a, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahyettik. Davud’a da Zebur verdik. En’âm 845. Sınıf Kur’an-ı Kerim Adım Adım Yayıncılık Ders Kitabı Sayfa 11 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz. ☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Oluşturulma Tarihi Mayıs 04, 2020 1516Tufan peygamberi olarak bilinen Hz. Nuh Mezopotamya'da yaşamış olan bir peygamberdir. Pek çok ünlü mucizelerinin olduğu bilinmektedir. Hz. Nuh ismini ilk kez duyan kişiler Hz. Nuh hakkında araştırma yapmaktadırlar. Son aylarda arama motorlarında en fazla araştırılan peygamber Hz. Nuh'tur. Peki, Hz. Nuh kimdir? Hazreti Nuh hayatı kıssası, mesleği, mucizeleri ve ilgili ayetler nelerdir? İşte Hz. Nuh peygambere dair tüm Nuh peygamber ikinci Adem olarak da adlandırılır. Hz. Nuh peygamberin birçok mucizesi ayetler ve hadislerle belirtilmiştir. Hz. Nuh Kimdir? Nz. Nuh insanoğlunun ikinci babası olarak kabul edilir. Nuh peygamber 2705 tarihinde Mezopotamya'da doğmuştur. Tevrat'a göre 950 yıl yaşamıştır. 4 tane çocuğu bulunur. Çocuklarının ismi Sam, Ham, Cedkan, Canaan'dır. Kur'an-ı Kerim'de Nuh peygamberden tam olarak 43 defa bahsedilir. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'de Nuh suresi yer almaktadır. Hz. Nuh Allah tarafından putlara tapan kavimlere gönderildi. Allah'ın dinine dönmelerini bu kavme tebliğ etti. Bunun için kendisine ilk başta inanan pek çok kimse olmadı. Ayrıca Hz. Nuh'un oğullarından biri de Hz. Nuh peygambere inanmayanlar arasındaydı. Hz. Nuh'un asıl isminin de Yeşkür, Sakin ve Abdülgaffar olduğu da bildirilmiştir. Nuh peygamberin ismi İbraniceden gelmektedir. İbranicede Nuh Noah olarak geçmektedir. İbranicede Nuh ismi "dinlenmek, huzur bulmak" manasına gelmektedir. Hz. Nuh Şit aleyhisselam'ın torunu olarak bilinmektedir. Hazreti Nuh hayatı Kıssası Hz. Nuh peygamber putperest olan kavme insanlara Allah'ın dinini anlatmak için gönderilmiştir. Hz. Adem'den sonra insanlar iyice çoğalmış fakat Allah'ın dinin unutmuş bu noktadan sonra putlara tapınmaya başlamışlardır. Dolayısıyla Allah'ın dinini unutmuşlardır. Bu kavme Hz Nuh peygamber Allah tarafından 40'lı yaşlarda gönderilmiştir. Kendilerine Allah'ın dinine yönelmelerini tek yaratıcının Allah olduğunu anlatmaya gelmiştir. Hz. Nuh ikinci adem olarak bilinmesinin sebebi büyük tufandan sonra neslinden türeyen insanların çoğalıp yeryüzüne dağılmasıdır. Hz. Nuh peygamberlik döneminde pek çok mucizeleri ile bilinmektedir. Dolayısıyla Kur'an-ı Kerim'de Hz. Nuh peygamberin hayatı ile ilgili pek çok ayet geçmektedir. "Dediler ki Tanrılarınızı bırakmayın, ilâhlarınız Ved, Süva, Yegüs, Yeuk ve Nesr’den vazgeçmeyin."Nuh71/23 Kur'an-ı Kerim'de Hz. Nuh'un Allah'ın elçisi olarak gönderildiği belirtilir. Hazreti Nuh Mesleği Hazreti Nuh peygamber çocukluk yaşamında çobanlık yapmıştır. Çobanlık ve ticaret ile uğraşmıştır. Denizciler için denizcilerin piri olarak kabul edilmektedir. Hazreti Nuh Mucizeleri ve ilgili Ayetler Her peygamberinin mucizeleri olduğu gibi Hz. Nuh da mucizeleri bulunmaktadır. Hz. Nuh peygamber bulutsuz olarak yağmur yağdıran bir peygamberdir. Bazı rivayetlere göre putlara tapan kavimde ki bazı kişiler "Bizlere eğer mucize gösterirsen sana iman ederiz." demişlerdir. Bunun üzerine Nuh peygamber "nasıl bir mucize göstereyim?" demiştir. Onlar da "Bizlere bulut olmadan yağmur yağdır." demişlerdir. Bunun üstüne de Hz. Nuh Allah'a dua etmeye başladı. Ellerini semaya kaldıran Hz. Nuh bulut olmadan yağmur yağdırmıştı. Kur'an-ı Kerim'de Hz. Nuh ile ilgili en büyük mucizelerden biri olan büyük tufandan bahsedilmiştir. Hud suresinin 36. ve 37. ayetinde şöyle buyrulur; "Nûh’a vahyolundu ki "Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başkası artık inanmayacak. Sakın onların yaptıklarına üzülme! Bizim gözetimimiz altında ve öğrettiğimiz şekilde gemiyi yap, haktan sapanlar için bana başvuruda bulunma! Onlar boğulacaklar!" buyrulmuştur. Hud suresinin 40. ve 41. ayetinde ise "Nihayet emrimiz geldi ve sular coşup yükseldi. Nûh’a dedik ki "Her türden hayvan birer çift ile -daha önce haklarında hüküm verilmiş olanlar dışında- aileni ve iman edenleri gemiye bindir!" Zaten onunla birlikte pek azı iman etmişti." denilmiştir.
Gemi ile meşhur peygamber , hangi peygamber gemi yapmıştır , Tufan ile meşhur peygamber kimdir , Hz. Nuh mucizeleri NUH ALEYHİSSELÂM Altı ulülazm peygamberden ikincisidir. Tûfan’ı ile meşhurdur. İdris aleyhisselâmdan sonra gönderilen peygamberlerden. Allah korkusundan dâima ağladığı için adına, çok ağlayan, inleyen mânâsına gelen ”Nuh” aleyhisselâm insanlara peygamber olarak gönderilip onlara doğruyu gösterdikten sonra diri olarak göke kaldırıldı. Onun göke kaldırılmasından sonra insanlar doğru yoldan ayrıldılar. Onu çok sevenler ayrılık acısına dayanamadılar. Resmini yapıp seyrettiler. Daha sonra gelenler, bu resimleri tanrı sandılar ve çeşitli heykeller yaputperestpıp, tapmaya başladılar. Böylece insanlar arasında lik meydana çıktı. İnsanlar putlara tapmaya başladıktan sonra, gün geçtikçe aralarında, zulüm, zorbalık, fitne, ahlâksızlık gibi kötülükler artıp yayıldı. Hazret-i Nuh, böyle bir cemiyet içinde çocukluğundan beri doğru yolda bulunan, Allahü teâlâya ibâdet eden sâlih bir kul idi. Sulama işleriyle, çiftçilikle, hayvan yetiştirmekle, marangozluk ve ev inşasında çalışıyordu. Doğru yoldan ayrılmış olan insanların kötülüklerinden de tamâmen uzak duruyordu. Elli yaşında iken, Allahü teâlâ, onu insanlara peygamber olarak gönderdi. Kendi zamânında yaşayan bütün insanlara peygamber olarak gönderilen Nuh aleyhisselâm,ömrünü sonuna kadar insanları Allahü teâlâya iman etmeye, o’nun emirlerine uymaya, dâvet edeceğine söz misak verdi. Ona yeni bir din ve kitap verilmeyip, kendinden önceki peygamberlerin dinlerindeki hükümleri dokuz yüz elli sene insanlara bildirdi, onları hidâyete çağırdı. Peygamber olarak gönderildiği insanlar Kur’ân-ı kerimde; puta tapan, günahkar, kötü ve kalpleri kararmış bir millet olarak vasfedilmektedir. Kur’ân-ı kerimde meâlen; ”Muhakkak ki biz, Nuh’u aleyhisselâm kavmine resûl olarak gönderdik” A’râf sûresi59 buyrulmaktadır. Nuh aleyhisselâm kavmine kendilerine peygamber olarak gönderildiğini, putlara tapmaktan, haksızlıktan ve zulümden vazgeçip, Allahü teâlâya iman edip, o’nun emirlerine uymalarını bildirdi. Fakat zulüm ve zorbalığa alışmış ve başkalarını tahakküm altına almak isteyen insanlar inanmadılar ve ona düşman oldular. Nuh aleyhisselâm onlara nasihat ederek ”Ben size doğru yolu göstermek,zulmü kaldırıp, adâleti yaymak için Allah tarafından gönderildim. Herkesin putlara tapmaktan vazgeçip bir olan Allah’a ibâdet etmesini, kulluk yapmasını bildiriyordum” bu davete inanmayarak emirlerine uymamakla ve sapıklıklarıda ısrar ediyordu. Çok az kimse imân etmişti. Fakat Nuh aleyhisselâm tebliğ vazifesini yapıp, kavmini yılmadan, yorulmadan devamlı sûrette Allah’a imân ve kulluk etmeye çağırıp, isyan ederlerse azâba yakalanacaklarını bildiriyordu. Kavmi ise bu dâvete uymadıkları gibi, Nuh aleyhisselâmı kendilerine doğruyu, hakkı anlatırken dinlememek için elbiseleriyle başlarını kapatıyorlardı. Bir tarafdan da ona inananlara zulüm ve işkence yapıyorlardı. Hazret-i Nuh’un dâveti, günden güne uzaktan yakından duyuluyor, her yerde ondan bahsediliyordu. O’na imân etmeyenlerse bundan endişe duyuyor ve düşmanlıklarını safha safha artırıyorlardı. Nuh aleyhisselâm gittikçe azan kavmine ”Ben size zor ve güç bir teklif yapmıyorum. Puta tapmaktan vazgeçip Allahü teâlâya ibâdet ediniz. Sizlerin herbir grubu başka bir gruptan korkuyor zulüm görüyorsunuz ve zulmediyorsunuz. Allah’tan korkunuz zulmedenlerden ve mazlumlardan olmayınız.” diyordu. Yılar sürüp gidiyor, Nuh aleyhisselâm ise tebliğ vazifesini devamlı olarak yapıyordu. Çok az kimse imân etmişti. Diğer insanlarsa iş sâhibi zorbalar, kötü işlerle uğraşan kimseler veya düşkünlük içinde hayat süren zelil, esir ve muhtaç kimselerdi. Her geçen gün daha bedbahtlaşan bu insanlar, bir türlü fitne, fesat ve sapıklıktan el çekmiyorlardı. Nuh aleyhisselâm böylesine düşmüş olan insanlara acıyor, şefkat ve sabırla onları kurtarmaya çalışıyordu. Onlar ise bunu idrak edemeyip karşı çıkıyorlar, hazret-i Nuh’u taşa tutuyorlar, onu şehirden kovuyorlar, evini harap ediyorlar, sapıklıkla itham ediyorlardı. Bir türlü kötülüklerini anlayıp, azgınlıktan vazgeçmiyorlardı. İsyanları sebebiyle Allahü teâlâ onlara gadap etti. Senelerce yağmur yağdırmadı. Malları, hayvanları helak oldu. Bağları bahçeleri kuruyup, servetleri kayboldu, nesilleri kesildi. Son derece muhtaç ve fakir hâle düştüler. Onların bu hâli karşısında Nuh aleyhisselâm; ”Ey kavmim başınıza gelen bunca belâlar günahlarınız sebebiyledir. Putlara tapıp, Allah’a ibâdet etmekten kaçındığınız için Allahü teâlâ size gadap etti. Bu sebeple yağmurlar kesildi. Büyük sıkıntılara düştünüz. Ama Rabbinizden günahlarınızın bağışlanmasını isteyin, sizi affedip üzerinize rahmet yağmuru göndersin. Size mallar ve evlatlar ihsan ederek şmdat etsin. Nihâyet bir gün ölüp kabre gireceksiniz. Rabbiniz sizi bir müddet kabirde beklettikten sonra diriltecek ve amellerinizin cezâsını ve mükâfâtını verecek.” diyerek daha birçok husûsu iyice anlatıp onlara ehemmiyetle nasihat etti. İsyandan vaz geçmezlerse daha ağır azaplara düşeceklerini bildirdi. Nuh aleyhisselâm ve bildirdiklerine inanmayıp putlara tapmakla israr eden azgın millet; ”Ey Nuh gerçekten bizimle çok mücâdele ettin, bunda da çok ısrarla davrandın. Bu işe başladığın gündenberi bizi devamlı olarak azapla korkutup durdun. Artık sözünde doğru isen şu azâbı getir de görelim. Artık ne olacaksa olsun.” diyerek onun nasihatlarını ve dâvetlerini hiç kabul etmedikleri, Kur’ân-ı kerim’de Hûd sûresinde ayet 32 bildirilmektedir. Nûh aleyhisselâm kavminin bu tutumu karşısında aslâ yılmadan, tebliğ vazifesini devâm ettiği hâlde, onların bir türlü imâna gelmeyeceklerini iyice anladı. Bunun üzerine meâlen şöyle duâ ettiği Kur’ân-ı kerim’de bildirilmektedir ”Nuh aleyhisselâm dedi ki ”Ey Rabbim! yeryüzünde, hareket eden hiçbir kâfir bırakma! Eğer sen onları bırakırsan, kullarını dalâlete, sapıklığa sürüklerler. Hem bundan sonra onların çoluk çocuğu olmaz. Olsa bile çocukları fâcir ve küfürde pek ileri kimseler olurlar. Ey Rabbim! beni, anamı, babamı, mümin olarak evime girenleri, erkek, kadın bütün müminleri mağfiret eyle, bağışla, zâlimlerin kâfirlerin ise ancak helâk ve hüsrânlarını arttır.” Nuh sûresi26-28 ve ”Nuh aleyhisselâm duâ edip dedi ki Yâ Rabbi! Gerçekten kavmim beni tekzip etti. Beni yalanladı. Artık benimle onların arasındaki hükmü sen ver. Beni ve berâberimdeki müminleri kurtar.” Şuarâ sûresi117-118 Nuh aleyhisselâmın bu duâsı üzerine, Kur’ân-ı kerimde Allahü teâlânın ona meâlen şöyle vahy ettiği bildirilmektedir ”Nuh’a vahy olundu ki; kavminden daha önce imân etmiş olanların dışında hiç kimse imân etmeyecek. O hâlde sen, kavmin seni yalanladıkları için ve sana ezâ verdikleri için mahzûn olma, kederlenme ki; onlardan intikam alma vakti gelmiştir. Nezâretimiz altında ve vahy ettiğimiz, bildirdiğimiz şekilde bir gemi yap! Zâlimler kâfirler hakkında bana duâ etme. Zirâ onlar suda boğulacaklardır.” Hûd sûresi36-37 Nuh aleyhisselâm kendisine gönderilen vahiy üzer,ne hemen bir gemi yapmaya başladı. Geminin yapılmasında Cebrâil aleyhisselâm, Allahü teâlânın emri üzerine yardımcı oluyor ve nasıl yapılacağını târif ediyordu. Nuh aleyhisselâm ve imân eden müminler de geminin yapılmasında çalıştılar. Geminin inşâsını gören putperestler; ”Şimdi de marangozluğa mı başladın?” diyerek alay ediyorlardı. Hazret-i Nuh ise; ”Benimle alay ediyorsunuz ama, rezil edici azâbın kime geleceğini ve kime sürekli azâbın ineceğini göreceksiniz.” diyordu. Nuh aleyhisselâm, yüzyılar boyu insanları Allahü teâlâya imân etmeye çağırdığı hâlde insanların imân etmemeleri sebebiyle helâk olmalarının yaklaştığı sırada son olarak şöyle dedi. ”Ey insanlar! Ben size doğru yolu göstermek için Allah tarafından görevlendirildim. Bir ömür boyu size nasihat ettim. Dinlemediniz, benimle alay ettiniz, sabır ve tahammül gösterdim. Bana, inananlara eziyet edip, incittiniz Allahü teâlâ yer yüzünü zulüm ve küfürden temizleyecek. Geliniz, dâvetimi kabul ediniz. Câhillik etmeyiniz Allahü teâlâya itâat ediniz. Ben sizin hayır ve iyiliğinizi istiyorum. Siz bilmiyorsunuz ama, Allah’ın azâbı en kısa zamanda büyük bir tufan şeklinde gelecek. Bildirdiklerime inanmayan herkes helâk olacaktır. Şu yaptığım gemi, imân edenlerin binip kurtuluşa ereceği gemidir. Allah’a imân etmeyen âsiler suda boğulacaktır. Kurtulmayı isteyen imân etsin ve benimle yolcu olsun. Bu benim, herkesin duyması gereken son sözümdür.” Nuh aleyhisselâmın son olarak söylediği bu sözlerine de uymayan insanlar; ”Ey Nuh, uzun yıllardan beri bu sözleri söylüyorsun. Şimdi de kuru bir çöl ortasında büyük bir gemi yaptın. bizi tufanla korkutuyorsun biz sana da söylediklerine de inanmıyoruz.” dediler. Nihâyet bir müddet sonra geminin yapımı tamamlandı. Hazret-i Nuh’un yaptığı ve üç katlı olduğı rivâyet edilen bu geminin ateş yanarak kazanı kaynayıp hareket ettiği Buharlı bir gemi olduğu Kur’ân-ı kerim’de açıkça bildirilmektedir. Hûd sûresi, 40 âyet-i kerimesinde meâlen buyruldu ki ”Nihâyet helak etme emrimizin azâbımızın vakti geldiği, tennûrun fırının taşıp fışkırdığı yâhut gemi kazanının kaynadığı zaman biz Nuh’a şöyle emreyledik ki, kendisinden faydanılan hayvanların her cinsinden erkek ve dişi birer çift hayvanı gemiye koy. Üzerlerine boğulma emri takdir edilenler hâriç âile halkında bir de imân edenleri gemiye yükle. zâten Nuh’a imân edenler pek az idi.” Gemiye binecekler hazır olunca hazret-i Nuh onlara, Allahü teâlânın ismiyle gemiye binmelerini söyledi. Bütün müminler, o azgın kâfirlerin gözleri önünde Hazret-i Nûh ile gemiye bindiler. Nitekim Kur’ân-ı kerim’de meâlen buyruldu ki ”Nuh aleyhisselâm gemiye bineceklere; ”Allahü teâlânın ismiyle girin ki, geminin yürümesi ve durması Allahü teâlânın irâdesiyledir. Benim Rabbim, müminleri mâğfiret edici ve merhametiyle tufân belâsından kurtaracıdır.” dedi.” Hûd sûresi41 Yine Kur’ân-ı kerim’de meâlen buyruldu ki ”Ey Nuh sen ve berâberindekiler gemiye yerleşince; ”Bizi zâlim kâfir milletten kurtaran Allah’a hamd olsun. Rabbim, beni hareketli bir yere indir sen, indirenlerin en hayırlısısın.” de.” Mü’minin sûresi28-29 Nuh aleyhisselâm her hayvandan birer çift alıp, imân edenlerle birlikte gemiye yerleştikten sonra, gökten çok şiddetli bir yağmur yağmaya ve yerden de sular fışkırmaya başladı ve her şey suya gark oldu. Sular dağları aştı. Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında kaldı. Nuh aleyhisselâm inanmayan putperest kavim boğularak helak olup gitti. Bu tûfan hâdisesi Kur’ân-ı kerim’de kamer sûresi 11 ve 12. âyette bildirilmektedir. Tûfan başladığı sırada Nuh aleyhisselâm imân etmeyen oğlu Yâm’a Kenan, imân edip gemiye binmesini söyledi ise de oğlu; ”Dağa çıkar sudan kurtulurum.” deyip binmedi. Bir dalga gelip onu da boğdu. Boğulanlar arasında hazret-i Nuhûn hanımı da vardı. O da imân etmemişti. Tûfan altı ay devam etti. Altı ay sonra Allahü teâlânın meâlen; Ey arz! Suyunu yut ve ey gök suyunu tut.” Hûd sûresi 44 emriyle yağmur kesilip sular çekildi. Nuh aleyhisselâmın gemisi Muharrem ayının onunda aşure günü Irak’ta Cûdi Dağı üzerine oturdu. Bundan sonra insanlar Nuh aleyhisselâmın üç oğlundan türedi. Bu bakımdan Nuh aleyhisselâma ikinci Âdem denildi. Nuh aleyhisselâm bin yaşında vefât etti. Nuh aleyhisselâmın Sâm adlı oğlundan Arap, Fars ve Rum kavmi, Hâm adlı oğlundan ise Hindistan, Habeş ve Afrika halkı, diğer oğlu Yâfes’ten de Asyalılar ve Türkler meydana geldi. Nihâyet insanlar zamanla çoğalıp, Asya’ya, Avrupa’ya, Okyanusya’ya ve Berring Behreng Boğazından Amerika’ya geçerek bütün yeryüzüne yayıldılar. Nuh aleyhisselâm Kur’ân-ı kerim’de şekür çok şükreden kul sıfatıyla anılmış olup, birçok âyet-i kerimede ondan bahsedilmektedir. Ayrıca Kur’ân-ı kerim’deki sûrelerden biri de Nuh sûresi olup, bu sûrede Nuh aleyhisselâmdan bahsedilmektedir. Ülü’lazm peygamberler arasında Neciyullah Allahü teâlâya karşı devamlı olarak teveccühte ve münâcaatta bulunup, ilâhi feyzleri alan denilen Nuh aleyhisselâm hakkında Peygamber efendimiz hadis-i şeriflerde buyurdu ki ”Melek-ül mevt Azrail aleyhisselâm Nuh’a aleyhisselâm geldiğinde dedi ki ”Ey Nuh ey peygamberlerin en büyüğü en yaşlısı, ey uzun ömürlü ve ey duâsı kabul olunan! Dünyâyı nasıl gördün?” Nuh aleyhisselâm dedi ki ”Şüyle bir kimse gibi ki, kendisine iki kapısı olan bir ev yapılmış da birinden girmiş diğerinden çıkmıştır.” Mûcizeleri 1-Nuh aleyhisselâmın kavminden bir fırka gelip, oturdukları beldedeki büyük taşları toprak yapmasını istemişlerdi. Allahü teâlâ Cebrâil aleyhisselâmı gönderip, ”Resûlüme söyle, o taşlara eliyle işâret etsin.” buyurdu. Nuh aleyhisselâm da buyrulduğu gibi yapıp eliyle işâret edince, o beldede bulunan bütün taşlar birden toprak oldular. Bunun üzerine on iki kişi imân etti. 2-Uzakta bulunan ve gözle görülemeyecek şeyleri görüp haber verirdi. 3-Susuz yerlerden su çıkarırdı. 4- İşâretiyle ağaçlar kökünden sökülüp başka tere geçerdi. 5- Duâsıyla kuru ağaçlar hemen meyve verirdi. 6- Duâsıyla bulutsuz olarak yağmur yağardı. 7- Kum, toprak, kil gibi şeyler, onun duâsıyla yiyecek maddeleri hâline gelirdi. Gemisi Cûdi Dağının üzerine oturunca, insanlar açlıktan kurtulmak için yiyecek isteklerinde duâ edince bir miktar toprak ve kum yitecek hâline geldi ve bunu yediler. 8-İmân ederek gemisine girip tufandan kurtulan insanlar çok az olmasına rağmen, onun duâsıyla çok kısa zamanda çoğalarak arttılar. 9-Eliyle yere diktiği bir ağaç fidanı o anda çeşitli renklerde meyve verdi.
Yüce kitabımız Kuranı Kerim’de Hz Nuh ile ilgili ayetleri bu sayfada derledik. İşte Kuranı Kerim’de geçen Hz Nuh ile ilgili Bunlardan önce Nuh kavmi de yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak “Delidir” demişlerdi; O yıldırılmış ve “Ben yenildim, bana yardım et” diye Rabbi’ne yalvarmıştı. 11. Biz de bunun üzerine gök kapılarını boşalan sularla açtık. 12. Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık; sular, takdir edilen bir ölçüye göre birleşti. 13-14. Onu, tahtadan ve mıhtan yapılmış bir gemiye bindirdik; kendisine nankörlük edilmiş olan kişiye Nuh’a bir mükafat olarak, nezaretimiz altında yüzüyordu. 15. Biz o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yokmu dur? Benim azabım ve uyarmam nasılmış?7/59. Nuh’u kavmine gönderdik de “Ey kavmim! Allah’a tapın, O’ndan başka tanrınız yoktur. Yoksa, sizin için büyük bir günün azabından korkarım” dedi. 60. Kavminin ileri gelenleri “Doğrusu, biz seni açık bir şaşkınlık içinde görüyoruz” dediler. 61-63. Nuh “Ey kavmim! Bende bir şaşkınlık yoktur, tam aksine ben alemlerin Rabbi’nin Elçisi’yim. Rabbimin gönderdiklerini size iletiyor ve size öğüt veriyorum. Ben Allah katından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum. Sizi uyarmak, korunmanız ve merhamete uğramanızı sağlamak için içinizden biriyle Rabbinizden size bir öğüt gelmesine mi şaştınız?” dedi. 64. Onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk, çünkü onlar körleşmiş bir Nûh kavmi elçilerini yalanladıkları zaman, onları suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret kıldık. Haksızlık edenlere can yakıcı azap Nuh’un kavmi peygamberlerini yalanladılar. 106-110. Kardeşleri Nuh onlara “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak alemlerin Rabbi’ne aittir. Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin” dedi. 111. “Sana en alt tabaka uyarken, biz sana mı inanacağız?” dediler. 112-115. Nûh “Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesapları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben, inananları kovacak değilim. Ben sadece açık bir uyarıcıyım” dedi. 116. “Ey Nûh! Eğer bu işe son vermezsen, şüphesiz taşlanacaksın” dediler. 117-118. Nûh “Rabbim! Kavmim beni yalanladı, benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve berâberimdeki inananları kurtar” dedi. 119. Bunun üzerine onu ve beraberinde bulunanları, dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık. 120. Sonra geride kalanları suda boğduk. 121. Doğrusu, bunda bir ibret vardır; ama çoğu inanmamaktadır. 122. Rabbin üstündür, çok Ey Muhammed! Onlara Nuh’un haberini oku! O, kavmine “Ey kavmim! Benim ayağa kalkmam ve Allah’ın âyetlerini hatırlatmam, size ağır geldiyse, ben Allah’a güveniyorum; siz ve koştuğunuz ortaklar elbirliği edin; yapacağınız iş size bir tasa da vermesin, sonra onu bana uygulayın ve bana süre vermeyin. Eğer yüz çevirirseniz, zaten sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim Allah’a aittir ve bana Müslümanlar’dan biri olmam emrolundu” demişti. 73. Onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Âyetlerimizi yalanlayanları suda boğduk. Uyarılmış olanların sonlarının nasıl olduğuna Biz Nûh’u kendi kavmine gönderdik. “Ben size apaçık bir uyarıcıyım. Allah’tan başkasına tapmayın. Ben sizin hakkınızda can yakıcı bir günün azabından korkuyorum” dedi. 27. Kavminin inkâra ileri gelenleri “Senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. Sana ancak bizim ayak takımının uyduğunu görüyoruz. Bize bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Sizin yalancı olduğunuzu düşünüyoruz” dediler. 28-31. Nûh şöyle dedi “Ey kavmim! Eğer Rabbimin katından açık bir belgem varsa ve O bana kendi katından bir rahmet vermiş ve siz bunu görmüyorsanız, istemediğiniz hâlde sizi o rahmete biz mi zorlayacağız? Ey kavmim! Buna karşılık ben sizden bir mal da istemiyorum. Benim ücretim Allah’a aittir. İnananları da kovacak değilim. Çünkü onlar Rableriyle karşılaşacaklar. Fakat ben sizi cahilce davranan bir toplum görüyorum. Ey kavmim! Onları kovarsam Allah’a karşı beni kim savunur? Düşünüp öğüt almaz mısınız? Size Allah’ın hâzinelerinin benim yanımda olduğunu söylemiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Melek olduğumu da söylemiyorum. Gözlerinizin hor gördüğü kimselere Allah iyilik vermeyecektir de diyemem; içlerinde olanı en iyi Allah bilir. Yoksa şüphesiz haksızlık edenlerden olurum”. 32. Onlar “Ey Nuh! Sen bizimle tartıştın, hem de tartışmamızı ileri götürdün. Eğer doğru sözlülerden isen, bizi tehdit ettiğin azabı başımıza getir” dediler. 33-34. Nuh “Ancak Allah dilerse onu başınıza getirir. Siz onu aciz bırakamazsınız. Allah sizi azdırmak isterse, ben size öğüt vermek istesem de, öğüdümün size faydası olmaz. Sizin Rabbiniz O’dur ve O’na götürüleceksiniz” dedi. 35. Ey Muhammed! Yoksa sana “Kur’an’ı uydurdu” mu diyorlar? De ki “Eğer onu ben uydurdumsa, suçu bana aittir. Ama ben, sizin işlediğiniz suçlardan uzağım”. 36-37. Nûh’a “Senin kavminden, inanmış olanların dışında kimse inanmayacaktır. Onların yapmış olduklarına üzülme. Bizim gözetimimiz altında, sana bildirdiğimize göre gemiyi yap. Haksızlık yapanlar için bana başvurma, çünkü onlar suda boğulacaklardık diye vahyolundu. 38-39. Nûh gemiyi yaparken, kavminin ileri gelenleri yanından her geçtikçe onunla alay ediyorlardı. O da “Bizimle alay ediyorsunuz, ama biz de sizin alay ettiğiniz gibi sizinle alay edeceğiz. Rezil edecek azabın kime geleceğini ve sürekli azabın kime ineceğini göreceksiniz” dedi. 40. Sonunda buyruğumuz gelip tandır kaynamaya başlayınca “Her cinsten birer çifti ve aleyhine hüküm verilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu ve inananları gemiye bindir” dedik. Ancak pek az kimse onunla beraber inanmıştı. 41. Nûh “Oraya binin; onun yürümesi ve durması Allah’ın adıyladır. Rabbim çok bağışlayıcı ve merhametlidir” dedi. 42. Gemi dağlar gibi dalgalar içinde onları götürürken, Nuh bir kenarda ayrı kalmış oğluna “Ey oğulcuğum! Bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla beraber olma” dedi. 43. Oğlu “Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır” deyince, Nûh “Bugün Allah’ın buyruğundan, O’nun acıdıkları dışında kurtulacak yoktur” dedi. Aralarına dalga girdi ve oğlu da boğulanlara karıştı. 44. “Ey yeryüzü! Suyunu çek! Ve ey gök! Sen de suyunu tut!” denildi. Su çekildi, iş de böylece bitirildi. Gemi ise Cûdi’ye oturdu. “Haksızlık yapan toplum yok olsun” denildi. 45. Nûh, Rabbine seslendi “Rabbim! Oğlum benim ailemdendir. Doğrusu, senin sözün yegâne gerçektir. Sen hükmedenlerin hükmedenisin” dedi. 46. Allah “Ey Nûh! O senin ailenden değildir. Çünkü o, doğru olmayan bir iş yapmıştır. Öyleyse, hakkında bilgin olmayan şeyi Benden isteme. Sana cahiller gibi davranmamanı öğütlerim” dedi. 47. Nûh “Rabbim! Hakkında bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Eğer beni bağışlamazsan ve bana acımazsan kaybedenlerden olurum” dedi. 48. “Ey Nûh! Sana ve seninle beraber olan topluluklara, Bizden bir esenlik ve bereket olmak üzere gemiden in. Ama öyle topluluklar da var ki, onların geçimini de sağlayacağız; ama daha sonra onlara Bizden can yakıcı bir azap değecek” denildi. 49. Ey Muhammed! Bunlar, sana bildirdiğimiz, gayb haberlerindendir. Sen de kavmin de bundan önce bunları bilmezdiniz. Öyleyse sabret; çünkü sonuç, Allah’a saygılı Nûh Bize duâ etmişti de ne güzel kabul etmiştik. 76. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık. 77. Onun soyunu sürekli kıldık. 78-79. Sonra gelenler arasında “Âlemlerde, Nûh’a selâm olsun” diye ona bir ün bıraktık. 80. işte Biz iyi davrananları böyle ödüllendiririz. 81. O Bizim inanmış kullarımızdandı. 82. Sonra, diğerlerini suda Daha önce de Nuh kavmini cezalandırmıştık. Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir “Kavmine can yakıcı bir azap gelmezden önce onları uyar” diye Nuh’u kavmine gönderdik. 2-4. O da “Ey kavmim! Ben size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım. Allah’a kulluk edin, O’na saygılı olun ve bana itaat edin ki, Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar erte leşin. Allah’ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!” dedi. 5-20. Nûh dedi ki “Rabbim! Ben milletimi gece gündüz çağırdım, fakat benim çağırmam sadece benden kaçışlarını artırdı. Ben Senin onları bağışlaman için kendilerini her çağırışımda parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, direndiler, büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra, ben onları yine açıkça çağırdım. Üstelik, onlara açıktan açığa da, gizliden gizliye de söyledim. Onlara Rabbinizden bağışlanma dileyin; O çok bağışlayıcıdır. Size gökten bol bol yağmur indirsin. Sizi, mallar ve oğullarla desteklesin; sizin için bahçeler var etsin, ırmaklar akıtsın. Ne oluyorsunuz ki, Allah’a âlicenaplığı yakıştırmıyorsunuz? Oysa sizi merhalelerden geçirerek O yaratmıştı. Allah’ın nasıl da kat kat yedi gök yarattığını görmez misiniz? Aralarında aya aydınlık vermiş ve güneşin ışık saçmasını sağlamıştır. Allah sizi yerden bitirir gibi yetiştirmiştir. Sonra sizi oraya döndürecek ve sizi yine oradan çıkaracaktır. Yeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için orayı size yayan O’dur» dedim”. 21-24. Nuh “Rabbim! Bunlar bana başkaldırdılar ve malı, çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular; birbirinden büyük düzenler kurdular ve insanlara Sakın tanrılarınızı bırakmayın! Ved, Sva’, Yağus, Ye’ûk ve Nesr’den asla vazgeçmeyin» dediler. Böylece birçoğunu saptırdılar; Rabbim! Sen bu zâlimlerin sadece şaşkınlığını artır’’ dedi. 25. Onlar günahları yüzünden suda boğuldular, ateşe sokuldular; kendilerine Allah’tan başka yardımcı bulamadılar. 26-28. Nûh dedi ki “Rabbim! Yeryüzünde hiç bir inkarcı bırakma. Sen onları bırakırsan, Senin kullarını saptırırlar; ancak ahlâksız ve çok inkârcı nesiller doğururlar. Rabbim! Beni, ana-babamı, evime inanmış olarak gireni, inanan erkek ve kadınları bağışla; yalnız zâlimleri yok et”.21/76. Nûh’u da an! Hani o daha önceleri seslenmişti de, onun duâsını kabul edip, kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmışktık. 77. Âyetlerimizi yalanlayan kavme karşı ona yardım etmiştik. Doğrusu onlar kötü bir toplumdu; Biz de hepsini suda Nûh’u kavmine gönderdik; onlara “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! O’ndan başka tanrınız yoktur; O’na saygılı olmaz mısınız?” dedi. 24-25. Kavminin inkâra ileri gelenleri “Bu sizin gibi insandan başka bir şey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Allah dilemiş olsaydı, melekleri gönderirdi. İlk atalarımız hakkında hiç böyle bir şey işitmedik. Bu, cinlenmiş bir adamdan başka bir şey değil. Bir süreye kadar onu gözetleyin” dediler. 26. Nûh “Rabbim! Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et” dedi. 27-29. Bunun üzerine ona şöyle vahyettik “Bizim gözetimimiz altında, sana bildirdiğimiz gibi gemiyi yap; buyruğumuz gelip tandır kaynayınca, her cinsten birer çifti ve aleyhine hüküm verilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu alıp gemiye bindir. Haksızlık yapanlar için Bana başvurma, çünkü onlar suda boğulacaklardır. Sen ve beraberindekiler gemiye yerleşince Bizi haksızlık yapan toplumdan kurtaran Allah’a hamd olsun. Rabbim! Beni mutlu bir yere kondur. Sen konuklatanların en iyisisin» de!” 30. Doğrusu bunlarda dersler vardır. Biz şüphesiz, insanları Su taştığı vakit, size bir öğüt olmak üzere ve anlayışlı kulaklar anlasın diye, süzülen gemide sizi Biz Nûh’u kavmine gönderdik; aralarında dokuzyüzelli yıl kaldı. Sonunda onlar haksızlık yaparken, tûfan onları yakalayıverdi. 15. Ama Biz, Nûh’u ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret kıldık.
hz nuh ile ilgili 2 ayet kısa